15 Haziran 2011 Çarşamba

sevgili iğrenç duvarım

Kinden, hınçtan, öfkeden, irinden duvarlar örüyoruz bazen, hayatımızın etrafına. Kanıksanmış alışkanlıklar mı, yoksa sürüp gitmekte olan durağan devridaim mi dürter insanı, bilemem, ama kimi zaman bir söz, kimi zaman bir tavır, kimi zaman bir yanlış anlamadır, günübirlik koyduğumuz tuğla, bu sevimsiz duvara. Sağ olsun, sevdiğimiz insanlar da omuz verip, duvarı tamamına erdirmemize yardımcı olunca da...

Yapmak zordur, yıkmak kolaydır derler ya... Bu duvarı yapmak pek zor olmuyor, kendiliğinden örülüveriyor ama yıkmak zor. Sahipleniveriyorsunuz üstelik sevimsizliğini bile bile...

1 yorum:

Adsız dedi ki...


Duvarlar denince akıllara yer eden ve bu yazıyla da örtüşen Konstantinos Kavafis'in şiiri:


Düşünmeden, acımadan, utanmadan
kocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma.

Ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan.
Beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda;

Oysa yapacak bunca şey vardı dışarıda.
Ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar.

Ama ne duvarcıların gürültüsü, ne başka ses.
Sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar.


Yüreğine sağlık..