15 Aralık 2010 Çarşamba

durmuş saatler yazısı


bazen durmuş bir saate bakıyormuş hissine kapılıyorum. etrafta dönüp, devredip duran seyrüseferi bir ekranın gerisinden izliyormuşum gibi bir his... ne ileriye, ne geriye, ne geçmişe, ne geleceğe, ne kendime ne de başkasına ait olmama hissi diyeceğim ben buna. kalanlar, gidenler, sitem edenler, acizler, güçlüler,kibirliler, yalancılar, densizler, idealize karakterler... değişip duran bir hayata garip bir mesafeden bakmak... sana kalan sadece etkileri... istediğin kadar hissiyatını ver, önünde sonunda film bitiyor ve sen devamında yoksun.
bazen durmuş bir saate göre otobüs beklediğimi düşünüyorum, durakta... aymıyorum, ayamıyorum, aymak istemiyorum belki de. yol arkadaşlarımın hepsi eve varmış, gündelik hayatlarına çoktan başlamışlardır belki de. ben beklemeyi kanıksadım mı ne? gelen ya da gelecek olan otobüs de umurumda değil artık sanırım. yolculuğum da uçup gitmiş belleğimden. yolcu değilim artık ben... durakta bir bekleyiciyim.
bazen durmuş bir saate göre beklediğimi düşünüyorum, güzel bir pazar buluşmasını... kalabalıktan kimin çıkıp geleceği de umurumda değil aslında bundan sonra... beklemeyi öğrenmişim çünkü ve en iyi yaptığım iş için buradayım artık...

0 yorum: