17 Şubat 2010 Çarşamba

hayat güsseldir... küçük şeylerle...


hayat, bir zincirin halkaları gibi birbiri ardına ekli küçük mutluluklarla güzelleşir, devam eder. bütün mesele, büyük mucizeler bekleme ukalalığını bir kenara bırakıp, eline merceği almakta ve küçük şeylerin derinliğine dalmakta yatıyor.

bir insanın herhangi bir çaba sarfetmeden bir günde yaklaşık 86400 kez nefes alıp , bunun bir mucize olduğunun farkında olmaması, o mucizenin her saniye sürüp gitmesine engel değil işte. ama insanoğlu bu tür mucizeleri o denli kanıksamış, ya da hiç bir zaman görmemiştir ki, gözüyle görmediği şeye inanmadığını iddia eder durur, inatla.

her an yaşadığı mucizelere kayıtsız kalan insanoğlunu büyük mucizeler bulur mu dersiniz? ya da soruyu şöyle soralım: mucizeler içinde yaşayan insanoğlunun, bunların farkına varmayıp, mucizeler beklemekte diretmesi acaiplik değil midir? denizdeki bir balığın sudan bihaber oluşu, suyu görmek istemesi gibi bir şey.

hayat aslında güzeldir. küçük şeylerle güzeldir. büyük şeyler mi? öyle bir şey yok... büyüklük görecelidir çünkü... boşa beklersiniz. elinizde fazla masraf gerektirmeyen binlerce küçük mutluluk var. hepsini yayıverin hayatınıza ve sürü keyfini...

0 yorum: