26 Ocak 2010 Salı

sevgili salak yazar

hiçbir zaman "sevgili günlük" amacıyla kullanmak istemedim blogger'ı... güzel şeyler olsun istedim hep, sayfaarımda. okuyan insanlar"aaa... sahi ya, bu da vardı!" diyebilsin,ya da en güzel sözcüklerle tanıtmaya çalıştığım kitapları merak edip incelesinler, alsınlar, okusunlar, çoğalalım böylece istedim.

ama sonuçta anladım ki, farklı insanların çokluğuna kapılıp gitmişim ben de, zamanla. farmville ya da facebook'tan uzak kalmayı çelik gibi bir iradenin gerekliliğine bırakmış ve bu iradeye pek de başvurmamış, bir kitabı başından sonuna okumayı, elektriğin kesildiği zamanlara hapsetmiş, bir de utanmadan, öğrencilerine okumanın erdemleri ve getirileri hakkında nutuklar dizmeyi sürdürmüşüm, bu alışkanlığımın artık yok olup gittiğine ya aldırmadan ya da farkına varmadan...

nereye varacak bu işin sonu diye ara ara düşünürüm. aslında düşünmeyi pek de sevmem... Orhan Veli'nin de öğütlediği gibi düşünmeyip arzu etmeyi severim sade... ama can sıkıcı yerlerde minibüs yolculuklarında, mesai saatlerinde sigara içmek için saklandığım köhne yerlerde düşünmeden edemiyor insan. gelecek üzerine... en çok da gelecek üzerine... eski büyük şairlerin, verimli yazarların büyüklükleri üzerine... sonra ondan da geçip, onları anlamaya çalışan, okuyan, araştıran, tahlil eden insanların üzerine...

biz sürdüremeyeceğiz sanırım, o insanların bize devrettiği devridaimi... yazmak için bol bol okumalı. anlamak için, eleştirmek için, konuşmak için, yaşamak için... ne var ki, herkes tırmanarak değil de helikopterle ulaşma çabasında, dağın tepesine. dinlemek yerine sadece konuşmayı; önce okumak yerine, sadece okunmayı, farkına varılmayı istiyoruz.

bu yazının sonunu da bağlayamayacağım. eğer denk düşer de okursanız - ki bu ara azaldınız- af buyurun.

son bir şey: Sunay Akın'ın "ay hırsızı" adlı ktabı çok güzel. ekim ayında çıkmış, ama ben yeni farkettim. alın, okuyun. diğer bütün kitaplarını da alın okuyun. sürprizlerle dolu yolculuklara çıkacaksınız her sayfada en az bir-iki paragraf...

4 yorum:

Haccecan dedi ki...

Haccecan
Blog aleminden kopmuş ve kendimi uçurumun dibine yuvarlanırken hissettim yazınızı okurken.. Bir zamanlar keyifle ve mutlulukla okuduğum bloglardan uzak kaldığım için mi acaba? Keyifle okudum yazınızı... Teşekkürler...

pessoa dedi ki...

hoşgeldin sevgili "Hacegan" :)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ay Hırsızı'nı parça parça okuyorum ben de bu ara. Çok ilginç ve keyifli bir kitap sahiden. Sunay Akın söz konusu olunca ilginç olmaması mümkün mü? :)

hye dedi ki...

Herkes gibiyiz işte! Biz farklı olduğunu zanneden ama farkedemeyen salak bir nesiliz!
Salak olmak asalak olmaktan iyidir yine de...