16 Mayıs 2009 Cumartesi

geldi yayla zamanlari, kuş konar çalilara...



köy okulları mayıs ayında tatile girerdi o zamanlar... komarlar çiçek açardı. yayla yolları açılırdı. yayla zamanı geldi miydi, hayat işte o zaman başlar, o zaman tatlanır, yaylalardan esen serin rüzgar, sizi çağırırdı. durulmazdı artık köylerde. yaylalar şenlenmeye hazırdı ve sonbaharda kapısını penceresini kitleyip ayrıldığınız, kış boyunca ağlayarak sizi beklediğine inandığınız yayla evleri, düzleri, dağları artık yolunuzu gözlemektedir.


bir mayıs sabahı süt makinası sepete yerleştirilir önce. en önemlisi odur. kap kaca, taslar, siniler, şalvarlar, hırkalar, ipler.... herşey yerleştirilir ve hazrlık başlar. onlarca kilometre sürecek yaya yolculuk başlamak üzeredir. tatlı uykunuzdan tatlı bir neşeyle uyanırsınız, küçük bir çocuksanız.

ve inekler yola çıkarılır. komşular birbirini bekler ve göç kervan birleşen insanlar yola dizilir. dualar, kaydeler, atma türküler... aslında şenliktir başlayan.

hayatımın en güzel yolculuğu... annemin sepetinde ya da ablamın sırtında. ilkbaharın sert sabah rüzgarı uyku ile uyanıklık arasını daha da çekilmez hale getirir.eski günlerden hikayeler anlatan teyzeler... kikir kikir gülüşen ablalar... kaynanaları çekiştiren yengeler...elimde bir ucu yanık köy ekmeği..şimşir kokularının bitimiyle kokusu gelir yaylanın... oranın çocukları bilirler; kokar işte ılgıt ılgıt.

sonbaharı düşünen kim...
bir daha geri gelemeyecek güzel günlerim...
selam olsun


1 yorum:

Dardy dedi ki...

hep içimde bir hevestir şu Karadeniz ve yaylaları. sorsalar "ne yapmak istersin?" diye, "bir karadeniz turu" derdim ama nasip olmadı henüz. çok istiyorum inşallah bir gün olacak ama, o yaylalardan bir dardy geçecek (: