12 Nisan 2009 Pazar

unutamıyorum işte-7


BOB ROSS
eveeeet... TRT'deki güleç yüzü, kabarık saçları, sanatçı kişiliği yanında esprili kişiliği ve sevecenliği, babacanlığı, herkesin sanat yapabileceğine olan tam inancıyla sanatçı ukalalığından uzak oluşu, onu bir çoğumuzun kahramanı yapmıyor mu?

çocukluğumda beni masal ve düş alemlerine taşıyan kişilerdendir o... hayalgücümün bir kısmını ona borçlu olduğumu söylesem hiç de abartmış olmam. eksik bile kalır.

hiç unutmam, rahatsızlanmış mıydı, neydi, bir programa katılamamıştı da oğlu çıkmıştı yerine. fena halde içerlemiştim. "yoksa artık gelmeyecek mi?" sorusu beni fena halde germişti.

bob ross, 1993 yılına kadar 11 yıl boyunca ülkemiz çocuklarına resim sanatını sevdirdi, gönüllere taht kurdu. sadece çocuklar mı? yetişkinler de ondan çok şey buldu kendinde. resim sevinci adlı programı ile iran'dan meksika'ya bir çok ülkede milyonların sevgilisi olmayı başardı.

1993 yılında lenf kanserine yakalandığını öğrenince programı bırakan ross, 1995 yılında ayrılır dünyadan; milyonlarca çocuğun ve yetişkinin yüreğinde bir sızı bırakarak...

selam olsun...

5 yorum:

H.Y. Ergün dedi ki...

Şimdi aynı programı oğlu yapıyormuş diye duydum.

Bir de yorum kısmındaki şu kelime doğrulamayı kaldır yaa, sıkıntı oluyor.

pessoa dedi ki...

teşekkür ederim sevgili arkadaşım... sanırım en vefalı ve de tek okurum sensin... kelime doğrulama kalktı...:)

Hasan Parlak dedi ki...

Eski günlerin, yitip gitmiş o zamanların unutulmazlarından birini bize hatırlatmakla ne iyi etmişsiniz sevgili Şaban Cuman. Gerçekten de resim sanatının yetenekle doğrudan ilgili olmadığını, her eline fırça alanın mutlaka iyi doğa manzaraları çizebileceği sanısını veriyordu herkese. Belki de bu derece sevilmesinin bir nedeni de bu idi. Teşekkürlerimle.

pessoa dedi ki...

teşekkürler sevgili Hasan Parlak...yazılarımı takip ediyor olmanız onur verici...

Hazan Parlak dedi ki...

Yazılarınız da, blog içeriğiniz de takip edilecek güzellikte, değerli Şaban Cuman. Yeni güzelliklere ulaşmanız dileğiyle...