19 Nisan 2009 Pazar

sevdiğim kitaplar-2 (eflatun cem güney)

sanırım ortaokul yıllarıma rastlar Eflatun Cem Güney'le ilk karşılaşmam. bir türkçe kitabının sayfalarında beni bekliyordu "perili el" masalı.

annesiyle babasının elini sıcak sudan soğuk suya değdirmediği bir kızdan söz ediyordu masalımız. anne-babası ölünce kızımız evlenir, ancak elinden hiçbir iş gelmediği için ev işlerini beceremez. önce komşuları ayaklarını keserler evinden. sonra da uysal kocası ister istemez bozulmaya başlar. çaresiz genç kızımız, yüce yaradıcı'ya sığınır. o sra bir peri gelir ve aç gözünü yum gözünü diyerek her bir parmağına bir peri yerleştirir. bu periler ev işlerinde son derece maharetlidirler. genç kızımız parmaklarını oynatır ve göze görünmeyen bu mahir periler ev işlerini bir güzel yoluna koyarlar ve esas kızımızın hayatına huzur ve ağız tadı yeniden geri gelir.

Eflatun Cem Güney, doyumsuz anlatımı, kullandığı halk ağzı, zengin irdeleme gücüyle derlediği halk masallarına anında fark edilir, kendi imzası olabilecek bir tat katar. bununla da yetinmez,kendisi de masallar yazar, ömrünü verir türk çocuklarının pembe dünyasına, iki gözünü de verir...

genç yaşta kaybettği küçük oğlunun acısını masallara tadımlık da olsa aksettirir. onu hiç unutamaz ve onun acısındandır belki, bütün bir milletin çocuklarını kendi çocuğu bilir, onlar için çalışır, hepsinin masalcı babası olur. ömrünün son yıllarında gözlerini de kaybeder ve sesiyle devam eder masal yolculuğuna.

ders kitaplarında neden böyle şeyler olmuyor artık, sahi? üstünkörü, özensizce yazılmış, çocukların ilgisini çekmekten uzak okuma parçalarının yavanlığı bazen beni de bunaltıyor. okuma parçalarında kibritçi kız, kurşun asker, binbir gece masalarından bazısı, güneşi çalan ayı, dede korkut hikayeleri, keloğlan masalları, anadolu masalları... olmaz mıydı? çocuklar usta ellerden çıkmış ürünlerle okuma zevkini küçük yaşta edinirlerdi böylece...

selam olsun, bana küçük yaşta okuma zevkini bahşeden verimli, gerçek yazarlara...
buyrun, 3 masal okuyun,doyamayın ama, olur mu?

3 yorum:

Hasan Parlak dedi ki...

Bazı hatırlayışlar insana bambaşka duygular bahşediyor. Eflatun Cem üstadımızla ilgili yazınız da böyle bir etki bıraktı bende. Elinize sağlık değerli Şaban Cuman.

pessoa dedi ki...

aslında çok daha fazla şey yazılabilir eflatun cem güney için...yeterli olur mu? olmaz...

H.Y. Ergün dedi ki...

Okul kitaplarında bunlar yok mu sahiden?

Kaşağı da mı yok?