9 Şubat 2009 Pazartesi

Sibel Kalaycı... güle güle...


Karadeniz’in çocuklarından birisi daha ayrıldı bu dünyadan, usul usul… Sibel Kalaycı, bugün son yolculuğuna çıktı, karanfil yağmuru altında, Karadeniz’in puslu göğüne nispet. Gülen yüzüne, yarım kalmış ilkyazına, ahşap evine, Trabzon’una doyamayışına yazılacak türküleri ilham ederek, geride bıraktığı insanlarına…

Her Karadenizli gibi içimde ukdeler, sorulmamış sorular ve biraz da öfke var. Ama en çok hüzün var… Kazım Koyuncu… Onun acısı geçmeden Osman Yağmurdereli, onun acısı geçmeden Erkan Ocaklı… Şimdi de bu güleç kız… Tamam… Çernobil’in üzerine bir bardak çay içtik, yok saydık, vicdanlarımızı rahatlattık, bastırdık gitti… O zaman niye ölüyor bu çocuklar?

Öyle görünüyor ki bunu da çekeceğiz sineye. Günün birinde bir kemençenin tellerinden akıp türkü olacak biliriz. Hep gülen yüzüyle var olacak biliriz, aklımızın puslu bir kenarında. Trabzon’un sisinde, denizinde, hamsisinde, kıranlarında, dere başlarında biraz da o olacak artık diye inanırız.

Güle güle Sibel Kalaycı… 8 yıl canına okudun ya o gaybana kanserin. Karadeniz’in inat kızı… Güle güle…

1 yorum:

H.Y. Ergün dedi ki...

Uğrayıp ödülünüzü (mim) alınız lütfen.