4 Ocak 2009 Pazar

unutamıyorum işte-6

YEDİTEPE İSTANBUL



"35 yaşındayım daha hiçbirşey yaşamadım ki ortasında olayım hayatın ama kenarındayım o kesin..Hemde en kenarında bizim mahalle gibi..Hayatta en çok askerliği sevdim ben askerken çok sevda mektubu yazdım başkalarına çok mektup okudum başkalarının..Elin gariplerine de eziyet ettim..niye..çünkü ben şehirliydim nufusumda buranın adı yazıyor ama şehir beni takmıyor...

Sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye. Bıktım ardımda yarım kalmış hikayeler taşımaktan.

Çünkü bizzat ben, yarım kalmış bir niyetim. Anlamlarını bilmeden sevdiğimiz şarkılar var ya. İşte biz böyleyiz.Sesin kıvrılıp büküldüğü yerde ıslanıyor gözlerimiz.

Hayat, sahip olduklarımızın dışında kalanlarmış meğer..."

artık böyle diziler yapılmıyor...
insanlar da artık böyle cümleler kurmuyor zaten. "ewt, blmyrm, aq., slm, mrb,bye" gibi manasız kısaltmalar almış yükünü, uzun ve duygu yüklü cümlelerin. bizler, eleştirenler bile bazen kendimizi kaptırıyoruz bu anlamsız girdaba. uzun mısralar,inceliklerle dolu şiirleri bu kelimelerle mi vücuda getireceğiz artık?ya da bütün anlam dünyamız güdüle güdüle bu tuhaf kısaltmalara sığacak kadar ufaldı mı? eksik miyiz bu kadar hayattan ve duygulardan? o zaman neden yakınıyoruz?

1 yorum:

H.Y. Ergün dedi ki...

Tık tık tııık... size mim gelmiişş:)