3 Aralık 2008 Çarşamba

yazmasam nic'olurdu halim


"söz vermiştim kendi kendime: yazı bile yazmayacaktım. yazı yazmak da hırstan başka ne idi ? burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. hırs hiddet neme gerekti? yapamadım. koştum tütüncüye, kağıt kalem aldımç oturdum. ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum öptüm. yazmasam deli olacaktım."

sait faik abasıyanık -haritada bir nokta

........

ne kadar güzel bir dışavurum...

ne kadar güzel bir ifade şekli...

ne kadar güzel bir içtenlik...

yazmasak, nasıl geçer günlerin efkarı?

nasıl dinginleşir, geçip gidişini seyrettiğimiz, ama otomatik portakaldaki Alex misali, seyretmekten kaçmak istediğimiz halde, seyretmek zorunda bırakıldığımız ömrümüzün acımasız şiddeti, curcunası?

0 yorum: