23 Aralık 2008 Salı

çocukluk asla geçmez


Hiçbir şey, yaşlı bir kadınla bir arada yaşamaktan; yaşlı, huysuz ve sevecen bir ihtiyarcığın yanında büyümekten daha eğlenceli olamaz. Yedi yaşında bir çocuk, kendisinden çok şey bulur, o yaşlı haminnenin eski püskü kuşağının dibinde.

Çocukluk, eninde sonunda gelir bulur sizi. Yedinizde elinizdedir, yetmişinizde ise elindesinizdir. Bu, hayatın –sanıldığının tam tersine- en güzel döngüsüdür. Başladığınız yere geri dönersiniz, yıllar sonra; hatıralarla, yaşanmışlıklarla, daha anlamlı bakışlarla, bilgeliklerle donatılmış eşsiz bir duruşla… Aynı evde karşılaşan -biri yedisinde, diğeri yetmişinde- iki çocuğun oynadığı oyun, birine mutlu bir hayatın, diğerine mutlu bir sonun kapılarını açar.
Ne sandınız yani? Ninelerle büyüyen çocuklar neden daha mutlu bir çocukluk geçirirler? Neden daha sağlam basarlar ayaklarını yere, ilerleyen yaşlarında? Öylesine bir kan bağıyla kestirip atmalı mı?

1 yorum:

ebru albayrak dedi ki...

çocukluğumu özledim ama görünen o ki zaten dönüşüm çocukluğuma...