24 Ekim 2008 Cuma

gitmeli


sonbaharın karagüze döndüğü zamanlarda alıp başımı gitmek isterim dünyanın bahara hazırlanan diğer yarımküresine. yeni bir bahara , beklemeden, ara vermeden, hiç duraksamadan dalıvermek için... sırtımda ceketim ve cebimde bir paket sigaramla birlikte sadece... ne bir tanıdık yüz, ne de beni önceki hayatıma bağlayacak herhangi bir şey.

bir geminin güvertesinde gün batımını seyrederek değil, hayır. romantik saçmalıklarla geçirecek vaktim yok. en iyisi bir uçağa atlayıp birkaç saat sonra soluğu ilkbaharda almak.
sonrasında bu devridaimin döngüsüne bırakmak kendini... tıpkı göçmen kuşlar gibi.
...
bir insan ömrünü neyle geçirir sahi?
kavuşamamalarla mı?
hayallerle mi?
gidip de dönememelerle,
dönüp de bulamamalarla mı?
yoksa kendine ızdıraplar yaratmalarla mı?
...

gidip de dönmeli mi illa?
dönüp de bulmalı mı?
hepsi geçici değil mi?
hayat gidip de dönememelere,dönüp de bulamamalara açılmıyor mı kırkıncı kapının sonunda?

bizler yıllara yaydığımız bir çocuk oyununu fazla mı ciddiye alıyoruz yoksa?
...
gitmeli...

1 yorum:

H. YÜCEL ERGÜN dedi ki...

"bizler yıllara yaydığımız bir çocuk oyununu fazla mı ciddiye alıyoruz yoksa?"
Kesinlikle EVET!